Elçilere Karşı Gelenler

Allah bir ayette “İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık…” (Furkan Suresi, 31) şeklinde buyurmuştur. Ayette açıkça belirtildiği gibi, her dönemde Allah’ın elçilerine düşman olan, onları engellemeye çalışan kişiler olmuştur. Hz. İsa (as)’ın yeryüzüne ikinci kez gelişinde de kendisine düşman olanlar, karşı çıkanlar olacaktır. Elbette bu düşmanların başında olan, inkarcıların liderliğini yapan, bir ayette dikkat çekildiği gibi “kötülüğü örgütleyip düzenleyen” bir şahıs da olacaktır.

İşte bu şahıs, Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde deccal olarak tanıtılır. Deccal Arapça bir kelimedir, “decl” kökünden gelir. Sözlüklerde verilen manaya göre deccal, “yalancı, hilekar; zihinleri, gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran, bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri dolaşan müfsid (nifak koyan, bozan, fenalaştıran) ve me’lun (Lanetlenmiş, kovulmuş) bir kişidir.” Deccal ahir zamanda (dünyanın son devirlerinde) ortaya çıkacak en büyük negatif gücün adıdır. Hadislerde genelde bir şahıs olarak tasvir edilmektedir, ancak bu bir kişi olabileceği gibi, şiddete ve vahşete eğilimli, şeytani özelliklere sahip ve insanlara zulmeden bir ideoloji de olabilir.

Ahir zaman gibi olağanüstü olayların gerçekleştiği bir dönemde Allah’ın elçisine düşmanlık yaparak şeytanın sistemini hakim etmeye çalışacak olan deccal, tarihin belki de en şiddetli inkarcılarından biri olacaktır. Nitekim Peygamberimiz (sav) deccalin fitnesinin büyüklüğünü şöyle tarif etmiştir:

Adem’in yaratılışından kıyamete kadar geçen zaman içerisinde Deccal’den daha büyük bir hadise yoktur.(Tirmizi, s. 82; Müslim, Fiten: 126)

Hz. Muhammed (sav)’in başka hadislerinde deccal, kıyametin önemli alametlerinden biri olarak haber verilmektedir:

Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz: Duman, deccal, Dabbetu’l arz, Güneş’in batıdan doğması, İsa’nın yeryüzüne inmesi… (Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 362)

Büyük İslam alimleri de deccalin kıyamet öncesinde yeryüzüne geleceğini kesin bir bilgi olarak aktarmışlardır. Örneğin Ebu Hanife bu konu hakkında şunları bildirmektedir:

Deccalin, Ye’cüc ve Me’cücün çıkması, Güneş’in batıdan doğması, İsa (as)’ın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde varid olduğu vech ile, haktır, olacaktır. (Ebu Hanife, Nu’man b. Sabit (150/767), Fıkh-ı Ekber, Çeviren: H. Basri Çantay, Ankara, 1982)

Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) ile aynı dönemde yani ahir zamanda yeryüzüne gelecek olan deccalin yenilmesi için Allah Hz. İsa (as)’ı vesile edecektir. Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği gibi Hz. İsa (as), deccali manen yok edecek ve yeryüzünde İslam ahlakının tam olarak hakim olduğu, kutlu bir dönemin başlamasını sağlayacaktır. Hz. İsa (as)’ın deccali yok etmesiyle ilgili bir hadis şöyledir:

Deccal, Hz. İsa (as)’ı görünce su içinde tuzun erimesi gibi erir ve koşarak kaçıp gider. Hazreti İsa (as)(deccalin arkasından): “Benim sana indireceğim bir darbe var, sen bu darbeden hiç kurtulamazsın”, der ona (Filistin’deki Bab-ü Lüdd denilen mevkide yani) Bab-ü Lüdd’ün şark tarafındaki bab-ü Remle (Reml kapısı; Reml, Filistin”de bir kasabanın ismidir) yanında yetişerek deccali yok eder. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 496)

Büyük İslam alimi Bediüzzaman da eserlerinde, ahir zaman ve Hz. İsa (as)’ın yeryüzüne ikinci kez gelişi konularına çok geniş yer ayırmıştır. Özellikle vurguladığı konuların başında ise Hz. İsa (as)’ın yeryüzüne geldiği sırada dünya üzerindeki dinsizliği temsil eden deccal ile çok büyük bir mücadele yürütüp, onu yeneceğidir. Bediüzzaman’ın bu konudaki bazı açıklamaları şöyledir:

Hem alem-i insaniyette inkar-ı uluhiyet (Allah’ın kainattaki hakimiyetini inkar) niyetiyle medeniyet ve mukaddesat-ı beşeriyeyi zir ü zeber (karmakarışık) eden deccal komitesini, Hazret-i İsa’nın din-i hakikîsini (gerçek dinini) İslamiyet’in hakikatıyla birleştirmeye çalışan hamiyetkar ve fedakar bir İsevi cemaatı namı altında ve “Müslüman İsevileri” ünvanına layık bir cem’iyet, o deccal komitesini, Hazret-i İsa’nın riyaseti (reisliği) altında yok edecek ve dağıtacak; beşeri, inkar-ı uluhiyetten kurtaracak. (Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, 29. Mektup, s. 441)

… “O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazreti İsa (as) onu (deccali) yok edebilir, başka çare olamaz.” rivayet edilmiş. Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek; ancak semavi ve ulvi, hâlis bir din İsevilerde zuhur edecek ve hakikat-ı Kur’aniyeye (Kuran hakikatlerine) iktida (tabi olan) ve ittihad eden bu İsevi dinidir ki, Hazret-i İsa (as)’ın nüzulü (inişi) ile o dinsiz meslek mahvolur ölür. Yoksa onun (deccalin) şahsı bir mikrop, bir nezle ile öldürülebilir. (Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, 5. Şua, s. 581)

Üstad’ın bu açıklamasında gerçek İsevilik olarak adlandırdığı din İslam’dır. Üstad’ın diğer açıklamaları da göz önünde bulundurulduğunda bu durum açıkça görülmektedir. Nitekim, hadis-i şeriflerde de Hz. İsa (as)’ın Kuran ile hükmedeceği, Hıristiyanlığın batıl inanışlarını ortadan kaldırarak, insanları tek bir din altında –yani İslam ahlakında- toplayacağı bildirilmektedir.

Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi Hz. İsa ve deccal aynı dönemde yeryüzünde bulunacaklardır. Dolayısıyla tıpkı kıyamet alametleri ve Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametleri gibi deccalin alametleri de, Hz. İsa (as)’ın yeryüzüne ikinci kez gelişinin bir habercisidir. Yine ilerleyen bölümlerde deccalin çıkış alametlerine detaylı olarak değinilecek ve Hz. İsa (as)’ın gelişinin yakın olduğu bu vesileyle bir kez daha vurgulanacaktır.

Reklamlar

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s